Bugun...
Filmin sonu yaklaştıkça birileri panik yapıyor!


Bülent Özipek
yenisesada@hotmail.com
 
 
Reklam

Kuşadası siyasi çevrelerinde “Çakma CHP’li” olarak bilinen Belediye Başkanı Özer Kayalı’nın bu işi kotaramayacağı 3,5 yıllık icraatıyla anlaşılmıştır. Kayalı’nın bu icraat bilançosuna bakıldığında geride bırakacağı tek bir kalıcı eseri yok. Yıllar sonra, “İşte benim eserlerim” diyebileceği herhangi bir yatırımın kurdelasını kesemedi. Özetle Kayalı, iyi bir işadamı olabilir ama hiçbir zaman iyi bir Belediye Başkanı olamadı. Görevi süresince öne çıkan ve adına icraat denilen işler ise, İbramaki Sanat Galerisinde açılan sergiler, söyleşiler, benzeri kültür sanat etkinlikleri birkaç küçük park.. Başkaca bir şey yok. Bunlar, her belediye yönetimi döneminde görülen sıradan etkinliklerdir.. Gel gör ki, ziyaretçi sayısı çok az olan bu etkinlikleri Belediyenin parasıyla satın aldığı milyonlarca SMS mesajlarıyla, rengarenk bilboard afişleriyle akla değil, göze hitap ederek popülizm aracı olarak kullanmaktan geri kalmıyor.

Özer Kayalı, belki de 5 yılını doldurduğunda, “Görevi süresinde tek bir çivi çakamadan giden belediye başkanı” ünvanına sahip olmanın ezikliğini yaşıyor gibidir. Oysa yatırım yapmak için bütçede yeterli para da var. “Paramızın büyük bölümü Büyükşehir’e gidiyor” mazereti hiç de geçerli değil. Gidiyor ama bunun karşılığı verilmiyor mu? Yeni iş makinaları satın alınması, personel maaşları vs. gibi işleri Büyükşehir üstlenmiyor mu? Hele hele, Büyükşehir’in su faturalarıyla Kuşadası ilçe belediyesi için tahsil edilen katı atık vergisi Kuşadası Belediyesinin kasasını bir hayli rahatlatmış durumda. Son iki yılda kendi reklamını yapmak amacıyla Vodafone’ye ödenen SMS bedeli 400 bin lirayla bile kalıcı bir esere imza atabilirdi. Olmuyor, beceremiyor. “Benim adım Hıdır, elimden gelen budur” örneğinde olduğu gibi…

Özer Kayalı, beceriksizliğinin ve başarısızlığının kendisi de farkındadır. Böyle başladı, böyle bitecek. Başrolünü oynadığı 5 yıllık filmin sonuna yaklaştıkça hırçınlaşıyor, çünkü bunun tekrarı olmayacak. Kendisine 2014 seçiminde adaylık konusunda kolaylıklar sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Özlem Çerçioğlu’na karşı adeta düşmanca davranışlar sergiliyor. O kapı tamamen kapandı. Şimdi, CHP’de delege seçimleri öncesinde yine sahneye çıktı. Kendini örgütün üstünde sanıyor, şaibeli senaryolar hazırlıyor.

CHP Genel Merkezinden bir hafta önce yapılan açıklamada, “İl ve ilçe kongreleri sürecinde TARAF olan belediye başkanları hakkında gereken işlem yapılacak” denildi. Özer Kayalı’nın genel merkezin bildirimlerine ve talimatlarına uymama gibi kötü bir alışkanlığı var. (Referandum öncesinde ‘Hayır’ çalışması yapması için verilen talimatı yok sayması gibi). Son talimatı da yerine getirmeyen Kayalı, geçen yıl olduğu gibi bugünlerde de Kuşadası CHP’de delege seçimlerine müdahale ediyor. Belediye’de çalışan parti üyesi işçilere baskı uygulandığı iddiası hâla konuşuluyor. Kendisine biat etmeyi reddeden muhtemel adaylara tahammül gösteremiyor. “Ben yoksam onlar da yok” zihniyetiyle istemediği partidaşı adaylara karşı 9 yıldan beri siyasetten uzak kalan Ahmet Ekmekçi’nin ilçe başkanı adaylığı için kulis faaliyeti yapıyor. Kimbilir, belki de kendi tarafında yer almayan CHP’lilere karşı Ahmet Ekmekçi’yi siyaseten kullanmayı düşünüyor olabilir. İyi bir CHP’li olan Ekmekçi ilçe başkanı seçilse dahi Özer Kayalı’nın örgüte müdahalesine izin vereceğini hiç sanmıyorum. Kayalı ile 15 yıl birlikte yürüyen mevcut ilçe başkanı Nail Özazman’ın illallah diyerek yaşadığı sıkıntılardan sonra bir daha aday olmama kararı boşuna değildir. 

Kayalı, görüp göreceği 5 yılda kötü bir performans sergiledi. Bir daha aday gösterilmeyeceğini bildiği için gerek dedikoduyla, gerekse yandaş gazetelerle aynı partiye 30 yıl hizmet etmiş, 5 yıl CHP’li belediye başkanlığı yapmış Esat Altungün’e iftira ve karalama kampanyası yürütüyor. Esat Altungün ve birçok partili, Özer Kayalı’nın organize ettiği bu saldırıların nedenini bir türlü anlamış değil. Acaba parti tabanı Altungün’e büyük ilgi gösteriyor diye Özer beyde psikolojik bir rahatsızlık mı oluşuyor şeklinde düşünmekten kendini alamıyor insan. 5 yıllık filmin sonuna yaklaştıkça Kayalı’da “Esat fobisi” belirtisi daha net biçimde açığa çıkıyor. Bu durum, hem kendisine, hem partililere ve hem de CHP’ye zarar veriyor. Kayalı bunun farkında değil mi? Elbette farkında.. Ama dediğim gibi bir daha o koltuğa oturamayacağını bildiği için “inceldiği yerden kopsun” mantığıyla hiç çekinmeden siyasi etik kurallarını çiğniyor.

2004 ve 2009 yerel seçimlerinde CHP’den aday adayı iken, aday gösterilmeyince küsüp rakip adayları destekleyerek CHP’ye ihanet ettiği şeklindeki iddiaları yıllardan beri tekzip etmeyen Özer Kayalı’nın, Genel Merkezin talimatlarını kaale almaması, Kuşadası’nda 2 Ekim’de başlayacak delege seçimleriyle ilgili perde arkası oyunlara başvurması, onun ÇAKMA  bir CHP’li olduğunu öne sürenlere hak vermek sanırım yanlış olmaz. Kayalı’nın başarısızlığı, parti içinde hiyerarşik kurallara aldırış etmemesi, hem Kuşadası’na, hem de CHP’ye zarar vermektedir. Neyse ki filmin sonuna yaklaşıyoruz. Tek tesellimiz bu…

                                                        BÜLENT ÖZİPEK       



Bu yazı 7153 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Başkanlık Anayasasını istiyormusunuz.


YUKARI